More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home   . : : : | Kxl!1 ...PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

. : : : | Kxl!1 2008 ™ | : : : .

Lanet Olsun Bu İçimdeki Photoshop Sevgisine :)

Directx10

View spaceSend a message
Occupation:
Location:
Interests:
Tutamayacağım sözler vermem.
Adımlarımda kim ne der diye düşünmem.
Basit kişilerle polemiğe girmem Bazı şeyleri asla affetmem.
Cesaretsizliği gururla örtmem.
Yalan ve taklitlerle uğraşmayın.Yemem!
Dostlarım Herşeyimdir !
Tutkularım vardır vazgeçmem!
Benle oyun oynanmaz oyunun içine ederim,
Her zaman ilk ve son sözü ben söylerim.
Hayat Zordur biliyorum , Ama asla kolay biride değilim ;)
Bazı şeyler bende başlar bende biter. Güvenmedikçe sevmem
Hayatımı kimsenin bozmasına izin vermem. Tükürdüğümü yalamam
Ağır geliyorsa bunlar firar serbest bende üstelemem.
View space
P:-:Jung
View space
SuLaCuervita
View space
selin
View space
Yusuf DEĞİRMENCİ
View space
ღ ..ℓ ι ℓ у υ м.. ღ
View space
monica
View space
EC39C8FB
View space
tamam tamam dilek ben

Public folders

Folders shared with the world

Call Of Duty 4 ve Gerçek Hayat

Çernobil Kazası

1972’de Ukrayna’daki (O dönem SSCB’nin bir parçasıydı) Kiev’in 140 km kuzeyinde kurulan Çernobil Nükleer Santralı’nda ortaya çıkan kazaya, her biri 1.000 Megawatt (MW) gücünde dört reaktördeki tasarım hataları ile reaktörlerden birinde güvenlik sisteminin devre dışı bırakıldığı bir sırada deney yapılması yol açtı.

Deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986’da önce reaktörün gücü yarıya düşürüldü, ardından da acil soğutma sistemi ile deney sırasında reaktörün kapanmasını önlemek için tehlike anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı. 26 Nisan günü saat 01:00’i biraz geçe teknisyenler deneyin son hazırlıklarını tamamlamak üzere ek su pompalarını çalıştırdılar. Bunun sonucunda gücünün yüzde 7’siyle çalışmakta olan reaktörde buhar basıncı düştü ve buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik sınırının altına indi. Normal olarak bu durumda reaktörün güvenlik sistemine ulaşması gereken sinyaller de teknisyenler tarafından engellendi. Su düzeyini yükseltmek için buhar sistemine daha fazla su aktarıldı ve saat 01:23’de deneyin fiilen başlatılması için koşulların oluştuğuna karar verildi. Deneyin amacı, reaktörün çalışması ansızın durdurulduğunda, buhar tirbünlerinin daha ne kadar süre çalışmayı sürdüreceklerini ve böylece ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayabileceklerini öğrenmekti. Geri kalan öteki acil güvenlik sinyali bağlantılarını da kestikten sonra türbinlere giden buhar akışı durduruldu. Bunun sonucunda dolaşım pompaları ve reaktörün soğutma sistemi yavaşladı. Yakıt kanallarında ani bir ısı yükselmesi görüldü ve yapım özellikleri nedeniyle reaktör tümüyle denetimden çıkmış oldu. Tehlikeyi farkeden teknisyenler reaktörün durdurulmasını sağlamak amacıyla bütün denetim çubuklarını derhal sisteme sokmaya karar verdiler. Ama aşırı derecede ısınmış bulunan reaktörlerde saat 01:24’te yani deneye başlanmasından bir dakika sonra iki patlama oldu. Bu patlamanın ayrıntıları tam olarak bilinememekle birlikte, denetim dışı bir çekirdek tepkimesinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.Üç saniye içinde reaktörün gücü %7’den %50’ye fırladı. Yakıt parçacıklarının soğutma suyuyla karşılaşması, suyun bir anda buhara dönüşmesine yol açtı. Oluşan aşırı buhar basıncı reaktörün ve santral binasının tepesini uçurdu. Reaktördeki zirkonyum ve grafitin yüksek sıcaklıktaki buharla karşılaşması sonucu oluşan hidrojen yanarak bütün santralı ateşler içinde bıraktı.

Call Of Duty 4 Uyarlaması

Call of duty 4'ü oynayanlar bilir tekkişilik modda görevleri geçerken akıllara zarar '' 1 shot 1 kill '' diğer bir deyişle sniper görevi vardır. Çernobil faciasından sonra imran zakahev'in kontorlünde olan çernobilde gizli nükleer faliyetler yapmaktadır. Imran Zakahev'i yoketmek için Captain Price başrol oyuncusu ve tabiki ona eşlik eden siz çernobile gönderiliyorsunuz.İşte asıl heyecan ve aksiyon burda başlıyor.Bu yazım daha çok oyunu oynayıp bitirenlerle ilgili bugün nextgenboard isimli bi oyun forumunda gördüğüm fotoğraflar beni bayağı bir etkiledi. Oyundaki heyecan ve gerçek hayatın dehşeti. Aşağıdaki fotoğrafların oyunda neresi olduğunu oyuncular çok iyi bilir ve burayıda .  Youtube daki videosunada buradan bakabilirsiniz

Fotoğrafların devamına buradan bakabilirsiniz.Oyunun videolarınada oynamayanlar için söylüyorum buradan bakabilirsiniz

Yasaklar Size Vız Gelsin

 
Günlük hayatımızın bir parçası haline gelen popüler vide paylaşım sitesi Youtube'a erişimin engellenmesi bir nevze olsun bu cahillik canımızı sıkar oldu. Bildiğiniz üzere 5 mayıstan bu yana kapalı olan Youtube artık Youtube yetkililerininde (google) canına tak etmiş olmalıki iki taraftanda pek bir ses çıkmıyor . Ha soyut olarak çıkıyor ancak somut olarak sadece haziran ayında yaptığı proxy değişikliği ile dns-ip nizi değiştirerek girebiliyordunuz ancak kapalı bir siteye 2. kez bir yasak daha binmesi ile hevesimiz kursağımızda kaldı ! Bu konuda Türk Telekomu herzamanki gibi türk halkına kazıkladığı yetmezmiş gibi mahkeme kararını anında uygulamasından dolayı tekrardan kendi adıma teşekkür ediyorum.

 
Gelelim bu yasağı ve bunun gibi diğer siteler yasağı nasıl kaldıracağımıza. Youtube 'dan daha önce yasaklanmış olan sitelere örnek vermek istemiyorum :) dns-ip'nize 4 . 2 . 2 . 1 yazarak aşabilirsiniz. Youtube'da böyle bir durum söz konusu değil daha önce öyleydi ancak sonradan bu durum ortadan kalktı. Şimdi elimizde ise bu program var. Küçük ve zahmetsiz bu programı youtube a gireceğinz zaman çalıştırıyorsunuz ve internet explorer ile direk girebiliyorsunuz. Böylelikle bu tip proxy siteleri ile uraşmak zorunda kalmıyorsunuz. Programı kapatınca internete bağlanamayabilirsiniz paniğe kapılmayın tekrar açın düzelir yada ağ bağlantılarımdan TCP/IP ayarlarınnda dns sunucusunu otomatik al olarak işaretlerseniz düzelicektir. Umarım sadece youtube için kullanırsın o you'nun sonuna başka şeyler gelmez ! Erkekler Siz anladınız onu ;)
Vaktim olmadığından pek fazla açıklayıcı yazamadım. Bir kaç gün içinde yeniden düzenleyeceğim.

Gençliğimiz Nereye Gidiyor !

Dengesiz Nesil
Bu yazıyı aylardır yazmayı düşünüyordum ancak fırsat bulamamaktan ve vakit yetersizliğinden olsa gerek yada boşvermekten bir türlü yazamamıştım ancak bugün itabariyle (01,07,08) bildirgec gibi bir sitede böyle bir yazı görünce geç bile kaldığımı düşündüm ve artık ok yaydan çıktı ! Bu kardeşimi ellerinden öpmek istiyorum.
 
 
Daha dün hayatımızda böyle birşey yokken tip tip gençler ortaya çıkmaya başladı. Üstelik sanki yüzyıldır aynılarmış gibi davranmaları ve böyle olmazsa yaşamayız gibi tavır takınmaları kendilerini toplumda popüler sandıkları ne yazıkki yanıldıkları bir zamanda yaşar olduk.Sokaklarda pek çoğumuz aşağıdaki resimdeki gibi tipler görmüştür.
Bende sanıyordum bunlar kendilerina insan diyorlar meğerse kendilerine emo diyorlarmış bu bildiğimiz köylü güzeli emine gibi felan değil şehirlerde genellikle zengin ailelerin çocuklarının oluşturduğu , dudağında g. göbeğine piercing takarlar, saçları ile bir gözünü kapatırlar  saçlarını arka kısmı da jöle ile kabartırlar böylece çok aptal bir görünüm alırlar ama onlara göre 'cool' yani bizim deyimimizle havalı hissedeler kendilerini , ölüme pek bir meraklılardır keşke topluca geberselerde dünya pisliklerden kurtulsa ama g. korkusu olduğu için onuda yapamazlar hani burdan kimseyi topluca intihara özendirmek gibi bir niyetim yok benimki sadece iyi bir dilek dünya huzuru için :) Lanet olsunki etrafımda böyle tanıdığım ( sokakta gördüğüm zaman tanımamazlıktan geldiğim ) çok fazla insan var. Şahsen ben onları sokakta görmekten utanıyorum ama onlar o kadar rahatki ........
 

 

Artık tiplerini bozdukları yetmezmiş gibi güzelim Türkçemizi katletmeye başlamaları beni çileden çıkartır oldu bir kaç örnek ;


Kullandıkları rezalet Türkçe >
ßıaqma ßei seßioom sei
ßis eßLenecez uLa asqi"mLe
o ßeim qeLinLimi daa aLamanyaLardan qedürdejeq
qeLinLimin aLdına ßide converse aLcaq

(bunların gelinliği de siyah olur)

ohh ohh DünümüSe hepüüsüü ßeqLeiis xD
ßhn eßimin DaDını çoçuLarmun anaSu oLaçam
eß qadunu OoLçam xD

(zaten istesende başka bişey olamazsın)

Sizin qißi qereqSiz mahLuqLarla ura$amam
saLaq saLaq msj adMaınnn oqumuoRum

(madem öyle birisin o sitelerde ne işin var)

asqım zNa"m ßitanem
uLa çuq seßorum qüçüq seßqilimi

(her hafta bu sevgili değişir)

eMbESÜller SİzHİ piSh FAkelRrR
nan tekER TEker GEzÜp ReSÜmÜMü CAlıolaR YHaa
,GİİDp reSİm CEkİNİn ama Ne FAYdaa kacaR kıslaRR Dİmi
(bu sözü söyleyenin profilinde kendi resmi yok) ( Bildirgecten alıntıdır bu kısım )


Daha neler neler ne yazıkki bu tipler artık okadar çok arttıki internette heryerde bırakın interneti sokakta çok fazla görür olduk. Biliyorum sizde diyorsunuz ya bunları anneleri babaları nasıl eve alıyorlar bence bunu sormak bir ayıp sonuçta anne babadır çocuk ip.. ise yapıcak bişey yok ama şunu sormak gerekir bundan sonrada acaba bunlar insan içine nasıl çıkıyorlar.Ya erzalete bakar mısınız ; biri ve malesef diğeri ! . Ha eğer bu yazıyı okuyan bir emo var ise şunu söylemek istiyorum '' Atatürk bu ülkeyi emin olun sizin gibi gençlere emanet etmedi . Emin olun ! ''

Atlas Projesi Evrenin Sırrını Çözebilecek(mi?)

Atlas Projesi Evrenin Sırrını Çözebilecek(mi?)


İnsanoğlunun yaklaşık 1 milyon yıldır yeryüzünde olduğu tahmin ediliyor. Yeryüzündeki bu uzun ömrümüze rağmen maddenin tam olarak ne olduğu keşfedilemedi. Atom denilen parçacıkların varlığının bulunması maddenin üzerindeki esrarı bir parça kaldırdıysa da atomu oluşturan parçacıkların ne olduğu, atom içerisindeki hareketleri, momentumları problemler çözüm bekliyor. Bu problemlere çözüm bulmak için 20. yüzyılda yeni yeni gelişen bir bilim olan parçacık fiziği, maddenin yapısını oluşturan bu tanecikler arasındaki ilişkiyi konu alır.
Günümüzde parçacık fiziğinin en önemli deney parçası hızlandırıcılardır. Maddenin yapısının derinlerine inmek için hızlandırıcı adı verilen deney düzenekleri kurulmasının en iyi yol olduğu Ernest Lawrance'ın kiklotronu icadından sonra anlaşıldı.

Ancak hızlandırıcılar öylesine büyük ve pahalıydı ki Avrupa'nın bu düzenekleri tek başına kurması ve bu teknolojiyi elde etmesi ancak 20. yüzyılın 2. yarısında gerçekleşti. Avrupalı fizikçiler 1954'te İsviçre Cenova'da merkezi bir laboratuar kurmaya karar verdiler ve böylece CERN (Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire) kurulmuş oldu. Bu tarihten sonra CERN yüksek enerji fiziğindeki teknik ve bilimsel gelişmelerde başrolü oynamaya başladı. CERN 'in kurulmasından sonra parçacık fiziği bilgilerimiz hızla gelişti ve pek çok atomaltı denilen parçacık keşfedildi.

Hızlandırıcılarda parçacıklar elektromıknatıslarla hızlandırılıyor ve bir engele çarptırılıyorlardı. Çarpmışmadan sonra etrafa saçılan parçacıkların momentumlerı ölçülerek veriler toparlanıyor ve inceleniyordu. Büyük hızlandırıcılar macerasının başlamasından hemen sonra fizikçiler fark ettiler ki hızlandırılmış bir parçacık demeti sabit bir hedefe çarptığında, enerjinin çoğu hedefin geri tepmesinde harcanıyor ve asıl amaç olan parçacık çalışmaları ve parçacıkların etkileşim araştırmaları için geriye sadece küçük bir yüzde kalıyor, bu da gerçekçi sonuçlar vermeyebiliyordu. Bunun yerine eğer iki parçacık demeti birbiriyle kafa kafaya çarpıştırılırsa geri tepme için hiç enerji harcanmayacak, tüm enerji deneye kalacaktı. Bu düşünce ile çarpıştırıcı denilen deney düzenekleri kullanılmaya başlandı ve çarpıştırıcılar, atom hakkındaki bilgilerimizi sınırların çok ötesine taşıdı.

Diğer laboratuarlar elektronları çarpıştırmaya yoğunlaşırlarken, CERN protonlar üstünde çalışıyordu. Bu elektron çarpıştırmaya göre daha zor ve yüksek teknoloji isteyen bir işti. Ancak CERN fizikçileri pek çok teknolojik zorluğun da üstesinden gelerek ilk proton-proton kafa kafaya çarpışmasını 1971 yılında gerçekleştirdiler.
Dünya parçacık fiziği tarihinde çok önemli bir yerde bulunan CERN’in bu gün 20 asil ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 gözlemci üyesi vardır.
CERN'de yüzlerce bina, 3000 kişilik destek personeli ve nöbetleşe kısa süreler için çalışan 2500 kadar fizikçi vardır. Bunlardan 100 kadarı teorik fizikçilerdir. Diğerleri ise, teorisyenlerin fikirlerinin tecrübe edildiği deney düzeneklerinin (mekanizmalarının) projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten tatbikatçılardır.
CERN, parçacık fiziği alanında olduğu gibi günlük hayatın daha çok içinde yer alan bazı buluşlarda da etkili olmuştur. Örneğin; web kavramı, CERN'de bir bilgisayar programcısı olan Tim Berners Lee'nin HTML adlı bilgisayar dilini bulup geliştirmesiyle oluşmuştur.

Bu günlerde CERN’de ayrı bir hareketlilik yaşanıyor:LHC (Large Hadron Collider) projesi. Bu ay CERN’ de gerçekleştirilmesi planlanan deney için 9 milyar $ harcanarak İsviçre – Fransa arasına yerin 100 metre altında 3,8 metre çapında 27 km’lik bir tünel oluşturuldu. Burada dünyanın en güçlü mıknatısları ile en büyük parçacık hızlandırıcı kuruldu.LHC tünelinde gerçekleştirilecek 5 deneyle büyük bir sırrın aydınlanması bekleniyor. Bu deneyler;
CMS(Compact Muon Spectrometer): 22m boyunda bir düzenek ile VAR olduğu düşünülen ancak keşfedilmemiş Higgs bozonu ve Süpersimetri teorileri incelenecek hem de hassasiyet ölçümleri (top kuark) yapılacak.
LHCb(Large Hadron Collider-beauty): Bu deney özellikle Taban Kuark içeren ağır parçacıkların b-hadronunundaki etkileşimler sonucu maruz kaldıkları CP bozunumu ile ilgili parametreleri ölçmeyi amaçlar.
Bu iki önemli deneyin yanında diğer 3 deneyde Alice, Atlas ve Totem deneyi vardır. Ancak en önemli keşiflerin yapılabileceği ve benim de asıl anlatmak istediğim deney Atlas deneyidir.
Atlas deneyi ile kainatın oluşmasına yol açan Büyük Patlama (Big Bang) laboratuar ortamında oluşturularak incelenek. Böylece evrenin sürekli genişlemesine neden olan enerjiye ve karadeliklerin varlığına ilişkin ipuçları elde edilecek. Cihaz devreye girdiğinde -271 dereceye kadar soğutulmuş süper mıknatıslarla ışık hızına ulaştırılacak olan protonlar karşı yönden gelecek aynı hızdaki protonlarla çarpıştırılacak. Çarpışma sonrası ortaya saçılan parçacıkların momentumları Atlas dedektörü tarafından hesaplanarak atomun yapısı hakkında daha geniş bilgi elde edilecek. ODTÜ CMS ekibi başkanı Doç. Dr. Meltem Serin ve Prof. Dr. Mehmet Zeyrek CMS projesiyle atom, molekül ve canlı yapısının nasıl oluştuğuna dair yeni sonuçlar beklediklerini
açıklıyor. Bu, bilinen fizik kuramlarının da gelişebileceği ya da değişebileceği anlamına geliyor.

Evrenin yüzde 27'sini oluşturan ve 'karanlık madde' olarak tanımlanan enerji biçimi hakkında bilgiye erişilmesi de hedefler arasında. Deney sonucunda aranan parçaciklar bulunursa şu ana kadar Albert Einstein `in teorisinden bildigimiz üç boyut ve zamanin haricinde 11 yeni boyutun daha çıkabileceği tahmin ediliyor. Ancak tüm bu bilgilere ulasabilmek için ise Atlas detektörünün saniyede olusturacagi 60 milyon gigabyte `lik veri selini kontrol etmek gerekiyor. ABD `li yazilim sirketi Oracle verilerin hem depolanmasi hem de gerektiginde dünyanin farkli 11 bölgesinde bulunan bilim merkezinde kullanilabilmesi için yeni yazilimlar gelistirdi. Zira LHC `nin ürettigi bir yillik bilgiyi DVD `lere kaydedip saklamak istenildiginde DVD adedi Dünya`dan Ay`a kadar uzanip sonra tekrar geri (760 bin kilometre) dönecek kadar çok oluyor. LHC’de bu deneyler gerçekleştirilirken deney sonucu oluşan kara delikler ile gizemli cisimlerin dünyayı yok edeceği ve oluşan zaman tünellerinde zamanda yolculuk edileceği söylense de LHC fizikçileri bunların olmayacağını söylemektedir. Tüm bu heyecan verici araştırma sonucunda insanlık nasıl var olduğunu anlamaya bir adım daha yaklaşmış olacak.
deneyin resmi adresi deneyin yapıldığı tünelden resim galerisi . Orjinal metin için buraya tıklayınız...


 

Bilgisayarın Tarihi

1937 yılında, Harvard üniversitesinden Howard-Aiken ilk otomatik hesap makinesi (MARK-I), 1943 yılında Pennsylvania Üniversitesinden J. P.Erkert'ın ilk işlevsel bilgisayar olan 30 ton ağırlığındaki ve saniyede 5.000 işlem yapan ENIAC [Electronic Numerical Integrator And Calculator] (Elektronik Sayısal Doğrulayıcı ve Bilgisayar)'ı yaptı.


ENIAC, 30 ton ağırlığında; 9x15 metrelik bir odayı doldurmakta; hesaplama vurumları 1500 elektromekanik röleden (yolvericiden) geçip 18.000 den çok radyo lambasından akmaktaydı. ENIAC'ı çalıştırmak için 150.000 watt enerji gerekliydi. ENIAC, yalnızca 80 karaktere eş veri saklayabiliyordu.

Lambalaların hepsi çalıştığında, mühendis ekibi bir problemi çözmek için 6000 kabloyu elle fişe takarak ENIAC'ı kuruyorlardı.
1951-1959 arasındaki üretilen bilgisayarlarda vakum tüpleri kullanıldı. Bu tüpler bir ampul büyüklüğünde, çok fazla enerji harcamakta ve çok fazla ısı yaymakta idiler. Veri ve programlar magnetik teyp ve tambur gibi bilgi saklama araçlarıyla saklandı. Veriler ve programlar bilgisayara delgi kartları ile yükleniyordu.

1959-1964 arasında üretilen bilgisayarlarda transistörler (10 bin adet) kullanıldı. COBOL, FORTRAN, ALGOL yüksek düzeyli diller ve işletim sistemleri geliştirildi. 1964-1970 arasında, üretilen bilgisayarlarda entegre devreler kullanıldı, onbinlerce devre küçük bir silikon chip'e yerleştirildi. Düşük maliyet, yüksek güvenirlilik, ufak boyutlar, düşük enerji harcaması ve hızlı olması bu chip'lerin mikro-bilgisayar yapımında kullanılmasına neden oldu.

1970'li yıllardan sonra, büyük çaplı tümleşik devreler kullanılmaya başlandı. Bilgisayar donanımında bu teknolojinin kullanılması bilgisayarın hesaplama hızlarını ve güvenirliliğini arttırmış ve hacimleri çok küçültmüştür.
Mikroişlemci denilen tek bir tümleşik devre yongalarının bilgisayarlara uygulanması ile tek kullanıcılı ucuz bilgisayarlar üretilmiştir.

Artık günümüzde bilgisayarlar o seviyeye ulaştı ki, bundan çok değil, 5-6 sene önce bile imkansız denilen işler gerçekleştirilebiliyor. Microsoft'la evlerimizin başköşesine yerleşen ve önemini internetle iyice artıran bu masum görünen makineler, Google, Yahoo, MSN gibi devlerin ataklarıyla insanları büyük bir kıskaca almış durumdalar. Gelecekte daha neler göreceğiz bilinmez ama, şimdi hayal edemeyeceğimiz, ya da filmlerde görüp "Hadi canım sen de, bu kadar da olmaz ki!" dediğimiz şeyleri tam dibimizde bulacağız sanırım. Belki de bilgisayarların bu kadar içimize girmesinden sonra, artık insanlar içine mi girecekti bundan sonra, o da ayrı bir mesele.

Kaynak

View more entries
 
Sizleri burda Görmek büyük bir onur :) . Tşk ederim Yorumlarınız için ( Kxl!1 )
  • View space
    Kxl!1
    July 01 6:31 PM
    Ne yapayım kardeşim bunlar artık fazla göze batar oldu herkesin bi dayanma sınırı var. Sınırlarımı zorlar oldular tipleri yetmezmiş gibi benim Türkçeme dokunmasınlar bari...
    O uzay hakkındaki bilgiye gelince biliyorsunki bilim & teknik + bilgisayar + tasarım + photoshop ve uzay bide sıradışı şeyler yani normal olmayan şeyler hani tavukmu yumurtadan çıkmış yumurtamı tavuktan misali Smile  İlgi alanlarım biliyorsun horoz gibi davranmıyorum bu konuda (anladın sen onu ). Bakıyorumda alanımı kimler ziyaret eder olmuş sen buralara uğrar mıydın ? Bu ne büyük bir şeref Smile
  • View space
    July 01 5:32 PM
    olm nerden buldun bu yazıları (uzay hakkındaki 10 büyük teori) ha su aptallara yazdığın yazı hoşuma gitti bizim okulda da var böle 4-5 p.ç
  • View space
    Kxl!1
    June 21 1:36 PM
    Herzaman Canım Gülümseme
  • View space